Etiket arşivi: bebektedişağrısı

Bebeklerde Ağız ve Diş Bakımı

Bebeklerde temizliğe dişler sürmeden önce başlanmalıdır. Damaklarda kalan birikintileri parmağımıza sardığımız temiz bir gazlı bez yardımıyla ya da parmak fırçalarla sabah ve akşam uzaklaştırmamız gerekiyor. Bu sayede bebeğinizin dişleri sürerken temiz bir ağız ortamıyla karşılaşırlar.

Bebeklerin ilk dişi sürdükten sonra da yine parmak fırça veya bebek diş fırçasıyla dişleri temizlenmeli. Macun kullanmanıza gerek yoktur. 2 yaştan itibaren de 3-4 yaşına kadar (çocuğunuz tükürmeyi öğrenene kadar) flouridsiz ve doğal içerikli bir diş macunu kullanmak daha uygundur.

Bebeklerde ilk diş çıkana kadar: Gazlı bez veya parmak fırça ve su ile anne temizlik yapar

İlk süt dişi çıktıktan sonra: Parmak fırça veya bebek diş fırçasıyla ve su ile anne temizlik yapar

1-1,5 yaşından sonra: Bebek diş fırçası ile flouridsiz, doğal içerikli diş macunuyla anne temizlik yapar. Bu dönemde bebek de fırçalamaya heveslenir, teşvik edilmeli

Bu dönemde bebeğinizin ilk diş kontrolü yapılmalı ve bu yaşlardan itibaren düzenli bir şekilde diş hekimi kontrolü ömür boyu devam etmeli.

1-1,5 yaşında yapılacak ilk kontrol sayesinde erken çocukluk dönemi çürükleri engellenebilir!

3-4 yaşından sonra : Çocuk diş fırçasıyla ve pedodontistin de kontrolünde flouridli bir diş macunu ile çocuk kendi fırçalar fakat fırçalama bittikten sonra ebeveyn bir kez daha fırçalamalı. Çocuklar ayakkabılarını kendileri bağlamayı öğrenene kadar etkin bir şekilde ağız temizliği yapamazlar. Bu dönemde diş ipi kullanımı da başlamalı. Özellikle dişlerinin arasındaki diastema dediğimiz boşlukları çok dar olan çocuklarda mutlaka dişler fırçalandıktan sonra akşamları uyumadan diş ipi de kullanılmalıdır. En azından haftada 3 kere yapılması bile çok işe yarar. İki çocuklu bir ebeveyn olarak günlük bin tane rutininizin arasına diş ipini de katmanın zor olduğunun farkındayım ama haftanın 3 günü 1-2 dakikanızı ayırarak çocuğunuzu olası çürüklerden ve uzun sürecek diş tedavilerinden kurtarırsınız.

Süt dişi nasılsa düşecek deyip geçmeyin

Süt dişleri sürekli dişlere göre daha geçirgen bir yapıya sahiptir ve çürükler çok hızlı ilerleyerek sinire ulaşmasına sebep olur.

Süt dişlerinin erken kaybı neye yol açar peki ?

Ağrı ve rahatsızlık yüzünden

1 -Çocuk yemek yemek istemeyebilir-yetersiz beslenmeye sebep olur.

2-Uyku bozuklukları olabilir-büyüme gelişim etkilenir.

3-Ön dişlerde oluşan çürükler çocukların görüntülerinden mutsuz olmasına ve psikolojik sıkıntılara sebep olabilir (özellikle kreş ve anaokulunda veya arkadaş çevrelerinde diğer çocukların dış görünüşleri hakkında söylediklerinden etkilenebilirler)

 

 

Reklamlar

Büyük oğlum 15 aylıkken yazmışım :)

Merhaba Anne,

Bu yazıyı güncellerken artık iki çocuk annesiyim ve yine uykusuzum. Ama biraz olaylara bakışım değişti. Uykusuzluk arada çok fena vursa da o anlarda biliyorum ki çocuklarımın bu anlarını sadece bir kez yaşıyorum. Yorucu da olsa bu günler çok güzel günler. Bebek kalmayacaklar. Bu tontiş elleri ayakları çok özleyeceğim. Koca koca adamlar olup karşımda oturduklarında onlara arada bebekliklerinden bahsedeceğim çok sıkmadan 🙂

Olaylara bakışımın değişmesi için aradan 4 sene geçmesi, ikinci bir çocuğumun olması ve bol bol kitap okumam gerekiyormuş. Fakat en etkili şey tabi ki ikinci kez anne olmak oldu.

Artık hiç bir dönemin kalıcı olmadığını, çocukların sürekli bir değişim içinde olduğunu biliyor ve hem güzellikleri hem zorlukları geldikleri gibi yaşamaya çalışıyorum. İlk çocukta insan ister istemez bazı olayları gözünde büyütüyor. Ne de olsa bir sonraki adımı tahmin edemiyoruz yepyeni herşey..

Çok uzatmadan geçen gün okuyup çok beğendiğim bir yazıyla bu girişi noktalamak istiyorum. Kimin söylediğini ya da yazdığını hatırlamıyorum ama söylenmiş en doğru şey

İyi haber, hepsi geçecek. Kötü haber, hepsi geçecek..

Kaan 15 aylıkken..

Son 15 ayda hayatımda neler mi değişti?

Öncelikle her anne gibi uykusuzum..Çook uykusuzum. Yani bedenim uyanık ama beynim uyuyor diyebilirim. Ama artık öyle bir hayatıma girdi ki o uykusuzluk o da benim bir parçam oldu 🙂 minimum uyku ile yaşıyorum..nasıl mı yaşıyorum? bilmiyorum oluyormuş işte. 15 aydır kaç kez bölünmeden 7-8 saat artarda uyudum gerçekten bilmiyorum.

Her anne gibi her insana bu da bir zamanlar bebekmiş gözüyle bakıyorum. Hatta bazılarına bakıp bakıp bu nasıl bir zamanlar bebek olabilir, nasıl o kadar masum olabilir diyorum. Bundan bebek olmaz ya diyorum sonra. Bu böyle doğmuş olmalı diye vazgeçiyorum sonra o düşünceden.

Önceden de çok oyalana oyalana alışveriş yapan bir tip değildim ama şu an en büyük markette, pazarlarda bile ışık hızıyla alışveriş yapıyorum. Yanımda biri varsa oyalana oyalana alışveriş yapıyorsa hemen ortamdan uzaklaşıyorum. Boşa vakit harcamaya hiç dayanamıyorum bu aralar.

Sabırsız bir insandım zaten, şu ara sabır konusunda en üst mertebelere ulaşmış olabilirim. Alışverişte hızlanmam sabırsızlık değil vaktimin olmayışı ve oğlumun canını oralarda sıkmak istemeyişim. Sabır konusuna dönersek mütemadiyen ısırılıyorum. Kollarım morarıyor. Yüzümün en hassas yerleri oğlumun gıcırdayan dişlerinin arasında eziliyor. Gecenin bir yarısı emzirirken uyku ortasında biri boynumu çimdikliyor hem de durmadan. Elini çekince ağlayarak uyanıyor. Başkası bunları bana yapsa başına neler gelirdi bilmiyorum.

Çok uzun süredir şöyle yayıla yayıla uzun bir vakit aralığında sıcak bir yemek yemedim. Bu aralar en büyük hayalim bir akşam dışarı çıkıp uzuuun uzuuun yemek yiyip birileriyle uzun uzuuun sohbet edip eve geç gelip ertesi gün öğlene kadar uyumak. Aslında ne kadar basit ve kolay bir hayal değil mi?

Normal hayatlarında insanların rutin olarak yaptıkları şeyleri özlüyorum. Sabah kalkıp giyinip makyaj yapıp kaygısızca işe gitmek veya dışarı çıkmak.

Beynimi esir almışlar sanki. Aklımın yüzde 90 ı hep meşgul. Çoğu zaman karşımdaki kişinin anlattıklarının çoğunu dinleyemiyorum. O an ya gözlerimle takipteyim ya koşuyor ya da yerlerde sürünüyor oluyorum.

Lenslerimin 1 hafta önce süresi doldu hala kullanıyorum.

Kuaför ve benzeri yerlerde de vakit kaybetmemek adına kendi kendime takma kirpik takmayı ve oje sürmeyi öğrendim. Kuaför demişken boyadır manikürdür onları da denk gelirse yaptırıyorum işte…bir ara şu bıyıklarımı alsam fena olmayacak sanırım 😛

Kısacık bir uyku saatine ev toplama, internette sörf yapma, yerleri silme, kahve içme, oğlumun dolabını düzenleme, kitap okuma, tuvalete girme, telefon görüşmelerini yapma gibi aktiviteleri sığdırmaya çalışıyorum. Bazen 1 tanesini bile bitiremiyorum.

Kucağımda 11 kiloyu kolum uyuşana kadar taşıyabiliyorum.

Anneler yalnız değilsiniz 🙂

Gelecekten not : Hepsi geçiyormuş, uykular geri geliyor, yemekler yeniyor, ne zaman konuşacak diye gözlerinin içine baktığımız bebeklerimiz büyüyüp bizi günde 1500 kere NEDEN sorusuna maruz bırakıp hayatı sorgulamaya başlıyormuş 🙂

FLORÜR HAKKINDA AÇIKLAMA

Günlerdir görsel ve yazılı basında florürle ilgili gerçeği yansıtmayan bilgiler dolaşmaya başladı. Hatta facebookta çok iyi eğitimli bir kaç arkadaşım da (diş hekimi değiller) bu yazıları paylaşınca bana cevap yazma hakkı doğmuştu. Fakat Diş hekimleri birliği benden önce davrandı ve bir durum raporu yayınladı. Raporu buraya en bilimsel haliyle ekleyeceğim. Fakat bilmenizi istiyorum ki bizim kullandığımız miktarlardaki florür kesinlikle zeka geriliği veya herhangi bir sağlık problemine sebep olmaz. Etrafta dolaşan haberlerdeki bilimsel araştırmalarda çok yüksek toksik dozda florür içeren içme suları kullanılmıştır. Diş hekimliğinde uygulanan oral florür kaynakları asla toksik dozda florür içermez. Florür çürük engelleme açısından dünyanın en gelişmiş ülkelerinde rutin olarak kullanılan bir iyondur. Dolaşan haberlerde Avrupa ve Amerika’da yasaklandığıyla ilgili bilgiler bile var. Alakası yok arkadaşlar. Oradaki diş hekimleri duysa üstümüze güler. Yani bu tarz haberleri bilip bilmeden sırf sansasyon yaratmak için ortaya atan zihniyetleri anlayamıyorum. Çocuğunuza florürlü diş macunu kullanın. Diş hekiminize düzenli olarak koruyucu flor uygulamalarını yaptırın. İleride pişman olmayın. Söz konusu haberlerde kullanılan toksik dozlarda hangi materyali kullansanız deney farelerinde sağlık problemine yol açarsınız.

Florürü sevin sevdirin 🙂

Durum raporu

BEBEKLERDE DİŞ SÜRMESİ

article_baby_teeth

   Süt Dişlerinin Sürme Sırası

distablo

Süt Dişlerinin Sürme Zamanları

Yukarıdaki tabloda belirtilen sürme zamanlarında 6 aylık sapmalar olabilir. Sürme zamanları ortalaması alınarak hazırlanmıştır.

 

Bebeklerde diş sürmesi dişlerin ve çenelerin büyüme ve gelişme süreci ile ortaya çıkan fizyolojik ve doğal bir olay olmasına rağmen çocuklarda özellikle süt dişlerinin sürmesi esnasında bazı lokal, bölgesel ve genel sorunlarla karşılaşılabiliyor.

1-Lokal sorunlar

Süt dişleri sürmeden önce ağız içinde dişin süreceği yer kızarık ve kaşıntılıdır. Bebekler bu dönemde o bölgeleri kaşımaya çalışırlar. Ellerine geçen herşeyi kemirmeye çalışırlar. Çünkü dişin süreceği bölgede histamin artışı olmuştur. Fakat bu dönem çoğunlukla oral dönem ile de karıştırılır. Konumuz diş, psikoanalitik kısma çok girmeyeceğim 🙂 Fakat gelişimin oral dönemi olduğu için ilk 18 ay hatta 24 ay çocuklar nesneleri ağızları ile tanımaya çalışırlar. Yani 3 aylık bir bebek ellerini sürekli ağzına götürdüğünde bu dişi çıkacak manasına gelmez, ellerini ağzıyla tanımaya çalışıyor demektir. Elleri sürekli ağızda olduğundan salya akışı da artmış olabilir. Diş sürme ayları ile ilgili tabloyu aşağıda paylaşıyorum. Doğumdan itibaren 2 yaşına kadar çocuklar nesneleri ağızları ile de tanımaya çalıştıkları için her daim çevredekiler tarafından diş çıkarıyor diye yorumlanıyor. Neyse ki öyle değil 🙂

 

2-Bölgesel Sorunlar

Tükrük artışı , göz yaşarması, yanaklarda dermatit (kızarıklık bazen hafif döküntü), deri döküntüleri 

3-Genel Sorunlar

İştahsızlık, ağlama, uyku bozuklukları (çoğumuzu en çok etkileyen kısım bu sanırım 🙂

Kaşıntı ve ağrıdan kaynaklanan uyku bozukluları ve iştahsızlık çocukların vücut direncinde düşmeye sebep olabilir. Bu direnç düşmesine bağlı ateş, kusma, ishal, öksürük ve solunum bozukluklarının da sürmeden kaynaklandığı düşünülüyor fakat bu doğru değildir. Araştırmalar bu belirtilerin uzun süren dişlenme döneminde rastlantısal olduğunu göstermiştir ve fizyolojik yani doğal bir olay olan diş sürme ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Yani diş sürmesi ateşe veya ishale sebep olmaz. Fakat o sırada bebeğin geçiriyor olduğu bir enfeksiyon dişlerin sürmesini hızlandırabilir. Bu da diş sürdüğü için ateşi çıktı veya ishal oldu diye yanlış yorumlanabilir.

images

Halk arasında sanıldığı gibi kalsiyum fazlalığı, anne sütünün uzun süre alınması, annenin hamilelikte kalsiyumdan zengin beslenmiş olması bebeklerde süt dişlerinin erken sürmesine veya bunların az alınması geç sürmesine sebep olamaz. Bebeklerde süt dişlerinin sürme zamanlarının değişkenlik göstermesi sadece aşağıdaki faktörlere bağlıdır ;

Süt Dişi Erken Sürme Nedenleri 

1-Irsiyet: Herşeyde olduğu gibi yine burada da en baskın faktör genlerimiz. Yani annenin veya babanın diş sürme zamanı çocuğu da etkiler. Annesinin dişleri 4. ayda sürdüyse bebeğin de o aylarda diş çıkarması gayet doğaldır.

2-Enfeksiyon hastalıkları: Geçirilen bazı enfeksiyonlar diş sürme hızını arttırabilir

3-Endokrin bozuklukları: Özellikle bazı hormonların (hipofiz, tiroid) fazla salgılanmasında diş sürmesi hızlanır.

Süt Dişi Geç Sürme Nedenleri

1-Irsiyet: Genetik olarak yine anne babadan birinin dişleri geç sürmüşse bebeğin de dişleri geç sürebilir (Burada geç demek ilk süt dişinin 1 yaş civarında artık sürmüş olması demektir. 1,5 yaşında bir bebeğin hala dişi yoksa muhakkak diş hekiminize görünmelisiniz.)

Down sendromu veya cleidocranial displazi gibi ırsi hastalıklarda geç diş sürmesi görülür. Down sendromlu bebeklerde ilk süt dişinin sürmesi 2 yaşını bulabilir ve süt dişlerinini tamamlanması 5 yaşına kadar sürebilir.

Down-Sendromu_kucuk

 

2-Vitamin eksikliği: Özellikle D vitamini eksikliğinde sürme gecikmesi görülür.

3-Hormonal bozukluklar: Büyüme hormonu eksikliğinde diş sürmesinde gecikme görülür.

4-Uzun süreli enfeksiyonlar 

5-X ışınları: Hamilelikte annenin veya bebeğin maruz kaldığı radyasyon tedavileri

6-Süt dişlerinin ağız içindeki durumuna bağlı bazı nedenler: Alttan sürekli dişin gelmeyecek olması, sürme kistleri vb durumlar.

Bazen dişlerin sürme yolunda kılcal damarların yırtılması sonucu mavi mor renkli şişlik şeklinde kendini gösteren kistler oluşabilir. Bunlar sürme kistleridir. Bunlar parmakla veya temiz nemli bir bezle masaj yaparak ortadan kaldırılabilir.

Yukarıda da belirttiğim gibi diş sürme zamanında  en belirleyici faktör genleriniz sonra da diğer belirttiklerimdir. Eğer sizin veya eşinizin dişleri 1 yaşında çıktıysa bebeğinizin de dişlerinin geç sürmesi çok normaldir. Nasıl göz rengi, elleri, saçları ikinizden birine benzediyse dişleri ve sürme zamanları da size benzeyecek 🙂

Bizim 4 tane azı dişimiz kaldı. Darısı diğer bebeklerin başına diyorum ve rahat huzurlu uykular diliyorum bütün bebeklere ve annelere 🙂

images-2

 

Kehribar Bebek Kolyeleri-Tehlikenin Farkında Mısınız?

amber-neckalces-beads

Tüm yazıyı okumaya üşenenler için baştan ilk cümlede kısa ve öz yazıyorum. Hem diş hekimi hem anne olarak tek tavsiyem asla kullanmayın. Ben kendi çocuğuma takmadım, kullanmadım.

Şimdi gelelim bu yazıyı yazmamın nedenlerine.

Kehribar kolye kullanan bebeğinizi iki tehlike bekliyor.

Boğulma ve yutma.

Pazarlayan firmalar hatta bunların avukatlığını yapanlar zorlanırsa kolayca kopacağını, işte uykuda takmamanız gerektiğini vs savunacak tabi ki. Kolye bir yerinden kopsa bile çocuk tamamını yutabilir. Taşlar parçalanırsa zaten yutabilir. Akciğere bu şekilde yabancı bir cisim aspire edildiğinde bunu çıkarmak için genel anestezi ve ameliyat gerekiyor! Bu riske değmez. Anne demek uykusuzluk, dikkatsizlik, unutkanlık demek. Anlık bir dalgınlığınızın çocuğunuzun hayatını riske atacağını bile bile kolye kullanmada diretmek bana saçma geliyor. Ki kehribar kolyelerin ağrı giderici etkisi kanıtlanmış değil. Bana göre para verip bu kolyeyi alacağınıza uykusuz gecelerinizde çocuğunuz rahat diş çıkarsın diye dua edin. Daha kanıtlanmış ve geçerli bir yöntem 🙂

Kehribar bebek kolyeleri son zamanlarda çok popüler oldu. İnternet üzerinden satışları yapılmaya başlandı. Ünlüler veya sosyal medyada takipçisi çok anneler çocuklarının kolyeli fotoğraflarını paylaştı, şiddetle herkese önerdi. Yüzyıllardır kullanılan doğal ve organik bir yapı olması ve dünyanın çeşitli ülkelerinde doğal ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap söktürücü olarak kullanıldığı iddiası ile bebeklerinizde güvenli olarak kullanılabileceği ısrarla savunuluyor. Tamam pazarlamasını yapan arkadaşlar kimsenin çocuğunu, sağlığını düşünmez. Parasını kazanmaya bakar. Ama bir de konu hakkında hiç bir bilgi sahibi olmayıp, konuyla alakalı hiç bir eğitimi olmayan onu da bırakın tek bir araştırma yapmadan, makale okumadan bunu diğer annelere şiddetle öneren anneler var ne yazık ki.

Altı üstü bir kolye deyip geçmeyin. Pazarlamasını yapanlar Amerika’da, Kanada’da ve Avrupa’da yoğun  kullanım alanı bulduğunu yazıyor. Hayır! Kanada’da 2010 yılında Health Canada (Kanada’nın Sağlık Bakanlığı) bu kolyelerin kullanılmaması için bir uyarı yayınlamıştır. Buraya tıklayarak orjinalini okuyabilirsiniz.

Avustralya Ulusal Tüketici Güvenliği Komisyonu kolyenin kullanımını desteklemediğini bildiren bir yazı yayınlamıştır. Buradan ulaşabilirsiniz.

Avustralya Sağlık Bakanlığı 2011 yılında kolyelerin kullanılmaması konusunda halk için bir uyarı yayınlamıştır. Uyarıyı okuyabilirsiniz. Avustralya Diş Hekimleri Birliği de kullanılmamasına ilişkin bir yazı yayınlamıştır.

Az kalsın bu kolye yüzünden boğulan bir çocuk haberi. Eski değil çok yeni 17 Şubat 2015’te olmuş. Buyrun okuyun.

Fransa ve İsviçre’de satışını yasaklamak için çalışmalar yapılmaktadır. Fransa’da 2012 de çocuk doktorları tarafından yapılan ve pubmed’de yayınlanan bir araştırmada kolyenin kesinlikle yasaklanması gerektiği sonucuna varılmıştır.Araştırma sonucu aşağıdaki şekilde yazıyor:

Conclusion:Putting necklaces on young children is dangerous. This risk must be diffused by all professionals working with small children in order to stop any publicity or sale of this ineffective product implicated in infant deaths by strangulation.

Sonuç: Küçük çocuklara kolye takmak tehlikelidir. Bebeklerin boğularak ölmesine sebebiyet verebilen ve tesirsiz olan bu ürünün reklamının yapılması veya satılmasının engellenmesi için küçük çocuklarla çalışan tüm profesyoneller tarafından bu riskin duyurulması gerekmektedir.

Araştırmanın orjinalini buradan okuyabilirsiniz.

Hem böyle bir tehlikeye dikkat çekiyor hem de ürünün ağrı azaltma üzerine bir tesiri olmadığı sonucuna varıyor araştırma.

American Academy of Pediatrics de annelere diş sürmesi sırasında oluşan rahatsızlık ve ağrının giderilmesi için kehribar kolyeler yerine başka yöntemler kullanmalarını öneriyor.

Eğer biraz araştırma yaparsanız karşınıza bunlar gibi bir sürü örnek çıkacak.

Kısacası sağlık ile ilgili tüm personel ve kuruluşlar bu kolyelerin kullanılmaması gerektiğini savunuyor.Bu kolyeleri kullandığınızda çocuğunuzun boğulma veya yutma riski vardır diye hepsi uyarıda bulunuyor. Bu kolyelerin avukatı çok, eleştireni az ne yazık ki.

Bu kolyelerin ağrı kesici,iltihap giderici, iltihap söktürücü olduğunu destekleyen, kanıtlayan hiç bir bilimsel çalışma yoktur. Kolyeden salındığı iddia edilen süksinik asitin de ağrı kesici etkisi olduğunu gösteren bir çalışma, makale vs yoktur. Hatta bazı bebeklerde vücuda değdiği yerlerde alerjik reaksiyonlar görülmüştür.

Tüm eğitim ve iş hayatım boyunca kehribar kolyelerin bebeklerde diş çıkarma sırasındaki semptomları azalttığına dair tek bir çalışma okumadım, görmedim ve şahit olmadım. Bir diş hekimi ve herşeyden önce bir anne olarak kullanmadım ve kimsenin kullanmasını asla önermem. Diş çıkaran bebekleri rahatlatmak için yapabileceklerinize bu linkten ulaşabilirsiniz. Reklam, pazarlama vs de bir yere kadar. Lütfen konu hakkında bilgi sahibi olmayan kişilerin tavsiyelerine (ünlü de olsalar) itimat etmeyin.

Bu konuya dikkat çeken ve bu konu ile ilgili yazı yazmama vesile olan sevgili Anne Tavşan Elif’e de teşekkür ediyorum. Onun bloğunda paylaştığı yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

İlaç yerine kullandığınız ve doğal bir yöntem olarak düşündüğünüz kehribar kolyeler çocuğunuzun hayatına mal olabilir.

 

 

 

BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARMA-BELİRTİLER VE YAPILMA(MA)SI GEREKENLER

 baby-teeth-care-tips

Bebeklerde ilk süt dişlerinin sürmesi yaklaşık 6.ay ile 12.ay arasında olur. Süt dişlerinin tamamlanması da 23. ile 33. aylar arasında yani yaklaşık 2.5-3 yaşları arasındadır. Bebeğiniz 1 yaşında ise ve hala süren bir dişi yoksa diş hekiminize danışmalısınız.

Bazen bebekler dişli doğabilir ya da doğumdan hemen sonra bebeklerde diş sürebilir. Bu dişler genellikle sallanan dişlerdir ve bebek yutabilir ya da nefes borusuna kaçabilir düşüncesiyle çekimi gerekir. Yaratacağı başka bir problem de beslenme sırasında annenin göğüs ucunun tahriş olmasıdır. Böyle bir durumda bir dişhekiminin müdahalesi gerekir.

Diş Çıkarma Belirtileri

IMG_0277

1-Salya akışında artış

Bebeklerin 10. haftada salyaları akmaya başlar. Daha bebek 3 aylıkken çevreden ‘diş çıkarıyor galiba ‘ yorumları gelmeye başlar ama bu salya akışı diş çıkarma ile alakalı değildir. Yaklaşık 6 aylıkken bir anda artan salya akışı diş çıkarma belirtisidir.

2-Göz yaşarması

3-Yanaklarda kızarıklık ve döküntü(dermatit)

Bebeğinizin yanaklarında sanki allık sürmüşsünüz gibi çok belirgin kızarıklık görebilirsiniz. Yüzünde kuruluk ve döküntü de olabilir. Bu bölgeleri nemlendirici ile nemlendirmeye özen gösterin.

4-Kulak çekme

Bebekler diş çıkarma döneminde yanak ve kulaklarını çekiştirirler. Çünkü dişleri ve diş etlerini besleyen sinirlerle kulak ve yanakları besleyen sinirler aynı sinir dalından çıkarlar. Böylece bebek diş sürme ağrısını kulak ve yanağındaymış gibi hissedebilir. Yalnız diş sürmenin haricinde kulak iltihabı olduğu zaman da bebekler kulağını çekiştirir. Böyle birşeyden şüpheleniyorsanız mutlaka çocuk doktorunuza danışın.

5-Isırma ve elle kaşıma isteği

Bebeğiniz sürekli birşeyleri ısırma isteği duyar. Oyuncakları, biberonu, göğsünüz, parmağınız veya eline geçirdiği herhangi bir şey 🙂 Eliyle diş etini kaşır.Diş sürerken oluşan kaşıntı ve ağrıyı bu şekilde azaltmaya çalışır.

6-İştahsızlık

Genelde katı gıdaya geçmiş bebeklerde katı gıdaya karşı iştahsızlık görülebilir. Anne sütü alan bebeklerde normalden fazla emme isteği, memeyi ağızda tutma isteği oluşabilir.

7-Uyku bozuklukları

Bu kısım anneleri ve bebekleri en çok zorlayan kısım. Kaan diş çıkarırken diş çıkarma ile ilgili anlatılan kötü maceraların ne yazık ki gerçek olduğunu anladım. Kimsenin içini karartmak istemiyorum. Her bebek her konuda olduğu gibi diş çıkarma konusunda da pek çok farklılık gösteriyor tabi ki. Kaan’ın 7 aylıkken alt ön iki dişi çok rahat sürdü. 1-2 gece uykusuz kaldı. Fakat yaklaşık 10 aylıkken 5 tane dişi daha aynı anda sürmeye başlayınca bu uykusuz geceler 1 hafta sürdü. 1 hafta boyunca geceleri saat başı bazen yarım saatte bir uyandı. Emziğini kendi kendine bıraktı. Önceleri nedenini anlamamıştım. Bir anda emziğini tüm ısrarlarıma rağmen almaz oldu. Çocukcağızın 5 dişi birden geldiğinden canı acıyormuş. En azından emziği bıraktırmakla uğraşmayacağım diye kendimi teselli ettim artık. Tabi gece iyi uyuyamayınca bebeklerde gündüz asabilik ve tahammülsüzlük oluyor ne yazık ki. Evet en zoru uykusuzluk bana göre. (Bunu eskiden uykuya hiç düşkün olmayan biri olarak yazıyorum 🙂

8-Dişin süreceği yerde kızarıklık ve kabarıklık

Genel olarak hafif bir kızarıklık ve kabarıklık görülebilir. Fakat çok nadir de olsa diş etinde bezelye büyüklüğünde morumsu kırmızımsı renkte bir şişlik oluşabilir. Böyle bir durumda mutlaka diş hekiminize danışmalısınız.

Bütün bu belirtilerin yanı sıra genel olarak uykusuzluk ve iştahsızlıktan dolayı vücudun genel direnç kaybına bağlı olarak görülen belirtiler de var. Bunlar ateş, kilo kaybı, kusma, ishal, öksürük ve solunum bozuklukları olarak sıralanabilir. Fakat bilinenin aksine diş çıkarmanın kendisi bu son yazdıklarıma sebep olmaz. Yani diş çıkarma ateş yapar, ishal yapar diyemeyiz. Yapılan çalışmalar bu olayların diş sürme sırasında rastlantısal olduğunu göstermiştir. Diş çıkarma ile alakalı olanlar yukarda sıraladığım 8 maddedir. Bebeğinizin ateşi, geçmeyen ishali, öksürüğü varsa mutlaka çocuk doktorunuza danışmalısınız. Bunların diş sürme ile doğrudan alakası yoktur.

Diş Çıkaran Bebeğinizi Rahatlatmak İçin Yapabilecekleriniz

Baby-First-Teeth

1-Masaj: Ellerinizi yıkadıktan sonra dişin sürmek üzere olduğu bölgeye parmağınızla masaj yapabilirsiniz veya buzdolabında beklettiğiniz temiz bir bezle o bölgeyi ovabilirsiniz.

2-Plastik diş kaşıyıcılar: Bunları buzdolabında beklettikten sonra verebilirsiniz. Fakat kesinlikle derin dondurucu kısmında bekletip vermeyin. Bebeğinizin diş etlerine zarar verirsiniz.

3-Soğuk yiyecekler: Bebeğiniz katı gıdaya geçmişse meyvesini, yoğurdunu soğuk bir şekilde verdiğinizde bu onu rahatlatacaktır.

4-Soğuk su: Buz gibi olmamak kaydıyla normalden daha soğuk su dolu bir biberon da bebeğin şikayetlerini hafifletir.

5-Ağrı kesici şuruplar: Gece bebeğiniz hiç uyumuyorsa ve gerçekten çok huzursuzsa diş hekiminize veya doktorunuza danışıp ağrı kesici şurup verebilirsiniz.

ASLA YAPILMAMASI GEREKENLER!!!

Jel şeklinde olan ve lidocaine içeren Dentinox veya Calgel gibi yüzeysel uygulanan ağrı kesicileri kullanmayın.
2014 yılında FDA, ağız içine lidocaine jel preparat uygulanan, yaşları 5 ay ile 3.5 yaş arasında değişen 22 vakada bu jellerin yutulmasına bağlı olarak ölüme kadar giden ciddi yan etkiler yaşandığını rapor etmiştir.
İngilizce biliyorsanız daha ayrıntılı açıklamasını bu linkten okuyabilirsiniz.
http://www.fda.gov/Drugs/DrugSafety/ucm402240.htm
Ayrıca bebeğinizin diş etlerine alkol, karanfil veya bitkisel ilaçlar da sürmeye çalışmayın. Bunların hepsi bebeğiniz için tehlike arz eder.

İlaç olarak sadece doktor veya diş hekiminizin önerdiği bir ağrı kesiciyi şurup halinde verebilirsiniz.

Uykusuz gecelerinizin bir an önce sona ermesi dileğiyle..